Gözlerimdeki resimle mest olup yağmurda ıslanıyorum,
Zaman bilmiyorum.
Soğuk bastırıyordu.
Çünkü zamana asla sahip olamayacaksın. Ve o, her defasında biraz daha hızlı geçecek.
Hep bir yerlere bir şeylere
Koşturmaca halden, yetişmeye,
Ben hep sana.
Mahmur gözlerden,
Yorgun bedenden,
Onca nedenden,
Gelip sana aymayı değişmem.
Zaman.
Zaman..
Zaman...
Sana sahip olana çektirdiğin çile hak mıdır?
Bitmeye yakın verdiğin mükafatlar müstahak mıdır?
Duvar.
Duvar..
Duvar...
Elindeki sınırsız kaynaklarla çaresiz kalmak mıdır?
Nefes dahi almadan çaresizlikle kıvranmak mıdır?

Dulunaya tahammülüm kalmadı,
Ne güzelliği, ne de ışığı yetmedi.
Mutluğu emip gitti,
Hataları bıraktı, ezip geçti,
Soğuk, İliklerimde doldu.
Yazın ortasında ruhum dondu.
Ruhum Gecenin karanlığına teslim oldu.
Ben neyim…
İyi miyim, melek olup da bunaltan
Kötü müyüm, bir adım yaklaşılmayan.
Yüzsüz müyüm, yüzüne bakılmayan
Bencil miyim, düşünceden zerre fikri olmayan.
Dost muyum, düşmanı sevindiren,
İnsan mıyım, yaşamaya hakkı olmayan.
Vicdan mıyım, kalbi sızlamayan.
…..miyim!!
Uyuyamıyorum
Üzerimden ölü toprağını atamıyorum
Yerli yersiz ağlamayı durduramıyorum.
Nihayetimde varolmaktan vazgeçiyorum.
Dayanamıyorum…
Sihirli günler,
Bir dizi vardı, sihirli annem.
Ne zaman istenmeyen olağan dışı gelişen bir olay olur, Perihan teyze gelir "zaman geriye aksın der" ve herşey yeniden hatasız ilerlerdi.
Hayat bize bunu affetmek ile sağlıyor. Affedilince zaman kıymete biniyor. Siliniyor tüm kara lekeler.