Ahh O Eski Zamanlar

 Eskiler de duyardık hep,  Ah o eski zamanlar...

Bizler de Yaşlandıkça söyler olduk.

Şimdilerde anlıyorum lafın altında ki derinliği

Ah o eski zamanlar bazen pişmanlıklar

Hatalar, eksik, yarım kalanlar, keşkeler...

Herkes de var bir şeyler.

İşinden, eşinden, dostundan, 

İyi veya kötü, olsaydı veya olmasaydı

Belki geç kalınmışlıklar...

Özlenen veya özleten birileri kırılan kalpler

Ah o eski zamanlar kimilerine acımasız 

Kimilerine vefakar en güzel yıllar.



UMUT

Bir müjde aldım bu gece
Umut oldu geleceğe
Yağmurdan sonra açan güneş
Gökkuşağı oldu bu müjde
İnanmaktan korkuyorum
Hayallerimin enkazında kalmaktan
Görünmemek ten deliler gibi korkuyorum
Kara bulutlardan saklanıyorum
Müjdeme sarılmak istiyorum
Bu gece umudumla uyumak istiyorum... 



Mayıs meleği bu sana, lütfen beni gör, bu bana müjde gibi oldu. Benden geçmişteki güzel günlerimi alma aklımdaki hayalimde ki gibi kalsın.

Geliyor Gelmekte Olan

Bir fırtına yaklaşıyor..

Sessiz sessiz içimizden geçiyor.

Zararı ederi şuan kendine,

Geçerken sessizlik getiriyor.

Bilinmeyenin kaygısı doğuyor

Gözler hep arıyor hırsız gibi,

Karanlığa değince bir duruyor.

Korku henüz nam salmamış, bekliyor. 

Güneşe Kadar..


Tahammülsüz...


 İnsan...
    İçinden Gelmeyince...
       Sevmiyor..
          Yüzü gülmüyor..
              Sesine tahammül edemiyor..
                 İki kelam edemiyor..
                     Veda bile edemiyor..



ZAAF

 Ben aslında yokum.
Bedenim, Ruhum kayıp.
Ben aslında doğmadım
Varolmadım.
Kalbim kayıp.
Kalbim bu sızıya zayıf..

Yok Gibi..

İçinden gelmedikçe yüzü gülmüyor 
İçinden gelmedikçe sesine tahammül edemiyor
İçinden gelmedikçe iki kelam edemiyor 
İçinden gelmeyince veda bile etmiyor. 
Nedir bu öfke ve kin 
Nedir bunca uzak mesafe,
Koyulan uzun müsaadeler,
Değer mi her birine, her hücreye. 

Benim Mi?

Bu beden benim mi

Bu sözler bana mı ait

Bunca çabayı ben mi gösterdim.

Yokmuş gibi devam mı ettim,

Hiç mi gerçeği görmedim

Kaybetmeyi derinden hissetmedim mi



Sandalye Aynı, Oturan Başka