Her bir lahza, yeni bir yük ile ezer beni,
Sükût edip işime dalmak isterim, amma bırakmazlar.
Kendi hırslarının kurbanı olan kimseler,
Mazluma gücü yettikçe yüklenir, zulüm ederler.
Beceriksizliklerini başkalarına isnad ile,
Vicdanlarının aynasını karartırlar.
Koca bir günü harcadım beyhude,
Neş’e ile yapacağım hayâllerimi bir kenara attım.
Geldiğim gibi uzandım yatağa,
Fakat uyku, bir nazlı peri gibi benden kaçtı.
Fikr-i perişanım susmaz,
Gözlerimden akan yaşlar bir türlü durmaz.
Şimdi bir nefese muhtacım, bir ân-ı râhat,
Bir sükûn ki gönlüme ilâç gibi dokuna…
Zihnimdeki fırtınalar diner mi, bilmem,
Lâkin bir ân dahi olsa, kendimden kaçsam…


