(Ulaşamayan bir değerin, yalnızlığın ve kırılmanın sessiz sorgusu)
Çünkü zamana asla sahip olamayacaksın. Ve o, her defasında biraz daha hızlı geçecek.
...MIYIM?
Ben’den Öte Ben
Büyük Evin Yalnız Cenazesi
t. g. A
Kendine Yolculuk
Zamanla öğrendim;
Bazen en derin sessizlik,
Bir kalbin en gürültülü çığlığıdır.
Kelimeler yorgun,
Cümleler bitkin,
Ama içimde dinmeyen bir fırtına var hâlâ.
Alır da giderim başımı,
Kendime dönerim.
İnzivanın sessizliğinde
Belki yeni bir ben saklıdır,
Belki başka bir bahar…
Tanıdık Bir Ezgi
Bir yerden tanıdığım,
ama yeniden keşfettiğim bir duygunun iç sesi gibi…
Kendime Vardığım Yol
Bencil miyim, neyim?
Bazen kendi içime dönüp soruyorum:
Niye böyleyim?
Oysa en değerli şeyi aldım aslında:
Kendimi.
Kimseden eksilmeyen,
kimseye göre eğilmeyen,
tam da olmak istediğim hâlimle.
Bir gün, güneşin altında yürürken
yüzüme vuran rüzgarla anladım:
Ben, ben olmuşum.
Eksiksiz, özgür, sade…
Hava hafif serinse
ve tenime usulca dokunuyorsa rüzgar,
anlıyorum:
Kendimle geçirdiğim her an bir armağan.
Sınırlarım var artık.
Kimseye karşı değil bu;
yalnızca kendime verdiğim bir söz gibi.
Beklenti değil bu.
Sadece içimde yankılanan bir dinginlik arayışı.
Ama kalp yetmiyor bazen.
Kendine bile…
Bir gölge, bir ses,
bir nefeslik huzur istiyor.
Bazı duygular yaşanmaz,
sadece içinde taşınır.
Bir sır gibi,
bir dua gibi…
Ben de taşıyorum.
Söylemeden, çağırmadan…
Sadece içimde büyüyen bir şeyin
beni eksiltmesine izin vermeden.
Çünkü bazen sevgi,
birlikte yaşanmaz…
Sadece uzaktan korunur.
Bir Odaya Değil, Bir Cümleye Sığındım
Woolf’a Saygılarla..