Huzursuzluk..


Ellerim titrer, gözlerim dolarda yerini bir türlü bulamaz.
İçim boşluk, sızım sızım sızlar da çare, deva aranmaz.
Asılsız sorular, bitmeyen koşturmalarla gün sayar da bir zaman bulamaz.

DEĞİŞİM

Her şey değişir "değişmeyen tek şey değişimin kendisidir."Ne doğru demiş Heraclitus. Bugün hayatta olsaydı muhtemelen bu doğru sözler için her gün kulakları çınlıyor olacaktı, şuan pek farklı sayılmaz aslında.
İnsan ana rahmine düştüğü andan itibaren saliselerle bir değişim içine girmektedir.Kendisiyle birlikte anne ve babayı da etkilemektedir. Fiziksel ve duygusal olarak bir çok yenilik kazanır, hayatlarına.
İnsanın adım attığı,ömrünün  geçtiği yerde artık alışılmış davranışlar değişimi fark ettirmez.Değişim sinsi sinsi sızar içimize, hayatımıza.Her ne kadar karakterden, kişilikten doğru bildiğimizden şaşmayız desek de şartlar el vermez değişime karşı koymaya.
Ne çok kayıp verdik zamana, benim için yıllara.Dün gibi aklımda olan anılarla taze tutmak, yer yer sohbet esnasında bahsini açmaktan başka yapılacak bir şey bırakmadı değişim.Bir türlü bitmiyor, ömür geçip gidiyor, insan büyüyor olgunlaşıyor tamamen bayatlayana kadar savaşıyor, sonra da bir karış toprakla değişime boyun eğiyor.Korkarım ki bir gün hayallerime kavuşup bu değişimin bir parçası olmayayım.Arzu olarak polyanna gibi ömür sürmeyi, vazgeçilmez felsefem"Her günün değerini bil"ile yoluma devam etmeyi dilerim.


Hep bir yerlere, bir şeylere yetişme telaşındasınız değil mi?



" Hep bir yerlere, bir şeylere yetişme telaşındasınız değil mi?
Hiç vaktiniz yok, ..."Fast live", "Fast food", "Fast music", "Fast love"...

Dikte ettirilen "yükselen değerler", "in" ler, "out" lar...
Buna benzer bir odada, şanslıysanız gökyüzünü görebilen bir pencere ardında bitecek hepsi.

Dostluğu klavyelerinde, yaşamı monitörlerinde arayanlar,
Size sesleniyorum!

Hangi tuş daha etkilidir ki sıcacık bir gülüşten ya da hangi program verebilir bir ağaç gölgesinde uyumanın keyfini?

Copy-paste yapabilir misiniz dalgaların sahille buluşmasını?
İçinizi ısıtan gün ışığını gönderebilir misiniz maille arkadaşlarınıza?

Sevgiyi tuşlarla mı yazarsınız? Öpüşmek için hangi tuşlara basmak gerekir? Ya da geri dönüşüm kutusunda saklanabilir mi kaybolan zaman?

Doğayı bilgisayarlarına döşeyenler, neden görmezsiniz bahçedeki akasyanın tomurcuklandığını?

Ve ıslak toprak kokusu var mıdır dosyalarınız arasında? Koklamak, duymak, dokunmak, yok mu yaşam skalanızda?

Bilgi toplumu oldunuz da, duygu toplumu olmanıza megabaytlarınız mı yetmiyor? "

- Müşfik Kenter -

UMUT

 Geleceğe dair geçmişi içinde olmayan ve izini kaybettiren bir  umut (yol) olabilir.Gidilesi dönülmesi akla bile gelmeyen yollar. Yada doğmuş olabilir. Unutan hatta hafıza yitiren gözleri görmeyip kulakları duymaya da olabilir. Ama mutlu olunsun güller açsın şarkılar söylensin hep bahar olsun, kışın bile. umut etmek değil yaşamak olsun amaç. tek seferlik değil ömürlük olsun duygular.Yalnız değil  birlikte olsun tüm anılar.
Sonu gelmesin, zaman bilinmesin,  "an" yakalanıp yalnızca yaşansın . Engeller çıkmasın çıkarsa da geçip gidilsin ne olmuş diye bakılmasın bile. 
Hiç susmasın aşk, dil sussa, sözler; gözler sussa,bedenler; konuşsun. Zaman nedir ne için vardır, adı bile geçmesin. Elbet güneş den anlarız sabahı.Elbet aydan, dolunaydan anlarız geceyi. Loşluk sarsın içimizi odamız gibi, deniz maviliği vursun aradan usul usul. Yaklaşsın kızıl güneş yana yana yüzümüze doğru, tıpkı biz gibi.
Her şey birbirine karışsın gece gündüze, zaman geleceğe ve sen ise yalnız bana.

Kokunla, başımı döndürmelisin.Aşkın dansıyla sarhoş olup kollarında bayılmalıyım. Sonra beni öpmeli ve kendime getirmelisin. Bir gerçeğe kanalım, gözümüzü özlem bürüsün. Deli divane edip kendimizden geçirsin, gelmemecesine, son nefese kadar sürsün. Aşk adıyla büyüsüne kapılıp ona tümüyle inanalım sevgilim.
Sana tarif bitmez, arzuda kalan kalp ve akılla sonsuz bir sevgi var.İçinde türlü türlü huylar var. Sonunda da hep bir gülümseme var. Kadife sese karşılık  kocaman bir gülümseme
.. 








GEÇ Mİ..

Aradan onca zaman yıl geçmiş gitmiş de ardından yazılanlar tüm duygularıyla öylece kalakalmış. Ben düş kırıklığı içinde yaşamaya devam ederken sen de her şey koca bir hiçlikte devam ediyor sanmıştım.Yanılgı bu olsa gerek, çok mu geç hakkını vermek için.
Düşünmekten alamadığım kocaman bir suskunluktu seninki. Akla gelmeyecek, gelse bile sorgulanmayacak türden değildi,zordu çok zordu bununla tek başa çıkmak.Söylediğin son söz mıh gibi aklımda "kimse için üzülmeye gözyaşlarını akıtmaya değmez, kimse senden değerli değil "demiştin.Çok haklıydın kimseye değmez bunu da böylece anlamış bulundum.Bilemediğim bu koca suskunluk ve umursamazlık altında yatan şey, neden yazdın.Ne için yazdın o halde bildiğim gibi düşüncesiz , anlayışsız, hiçbir sebep olmadan kaçıp gitmeye layık olmuşken, neden değiştirdin. Gerçeği görmemi bu kadar geç istedin.Ben anlardım, eğer anlatsaydın.Şimdi yazılanlara bakıyorum en çok UZUN BİR HİKAYE demişsin.Bu kadar mı  içledin, gözünün önünden hiç gitmiyor değil mi.
İlerde geriye dönüp bakar mısın hiç düşünmedim, sabaha aklında fikrinde başlamayı hayal kıldım. Hayaller gerçek olmalı ki kurulsun, er yada geç oluyor muş zaten. Sonralara kalmış uzun bir hikaye dilenmiş olsun diye. Uzun olur mu olmaz mı bilmiyorum gönlümce yazdım. Yarım kalmış bir son yazdım, sonu mutsuz ama umutlu bir son.
Dilerim bundan böyle yüzün gülsün ,kalbin hep umutla dolsun.Bana vaat ettiğin başkası için üzülme ve ağlama, bundan sonra kimseye böyle söylenmesin. Sessizlikle kayboluş bana ders sana pişmanlık getirsin.
                                        


                                                                             A.SOYLU

HAYALLER

Sevgim sonsuz olsun,
Dilerim seninle olsun.
Kurulan hayallere,
Gerçeklik yakın olsun.


YİTİRİLEN

Gelmez mi yitirilen telaşlar,
Sıcacık küçük yuva mutluluğu.
Aranmaz mı yeniden o sesler,
Sabaha çalan saatlere sohbetler.

Sandalye Aynı, Oturan Başka