Önüm, arkam, sağım, solum… sobeyim, Saklandım kendimden, bir ben bile göremeyeyim. Çıkmaz bir sokakta çaresizim, Adımlarım suskun, yüreğim derin sessizim. Yürüdüğüm yolda iz yok, yön yok, Bir hayal uğruna geçmişimle yan yana çok. Zaman susar, kelimeler donuk, Her sokak lambası, bir anıyı yakıp söndürür soluk soluk. Sobelenmiş bir çocuk gibi yüreğim, Kaçarken yakalanmış, ama hâlâ diriyim. Ve belki de en çok kendime yeniyim, Önüm, arkam… her yanım ben — sobeyim. (Saklambaçla Gelen Nisan: Baharın Çocukluğa Açılan Kapısı)
SAHİP OLDUĞUN HER GÜNÜN DEĞERİNİ BİL, ANCAK ŞUNU UNUTMA NEYE SAHİP OLURSAN OL ZAMANA ASLA SAHİP OLAMAYACAKSIN ÇÜNKÜ O HER DEFASINDA DAHA HIZLI GEÇECEK...
Merhabalar.
YanıtlaSilBu aralar fazla blog sayfalarında dolaşamıyorum. Okuma listesinde kaleme alıp paylaştığınız dizeleriniz dikkatimi çekti. Kaç kez okudum bilmiyorum ama, hala okumaya devam ediyorum.
Bilinmeyen fırtınalar insanı hep tedirgin eder. Heyecanlanırız ve karanlıkların fırtınalarından hep korkarız; ta ki, güneş doğuncaya kadar...
Kaleminize ve yüreğinize sağlıklar dilerim.
Selam ve saygılarımla.
Nazik yorumunuz için çok teşekkür ederim. Yazılarıma uzun süre ara verdikten sonra ara ara zamansız gelen ilhamımla yazmaya çalışıyorum.
Sil