Ben’den Öte Ben

Yorgunum…
sürekli kovalanmaktan,
her çağrıdan,
her daim görülmekten.

Sanki gökyüzü bile üstüme eğilmiş,
nefesimi çalan ağır bir taş gibi.

Öğrenilmiş duygular biriktirdim;
biliyorum ki en yakın eller bile
hasetle titreyebilir,
gölgeme basabilir,
Işığımın üzerine ince bir perde çekebilir.

Bense, bir inziva seçiyorum.
Yalnızlığın sessizliğinde büyüyor kalbim,
ve ilk kez yalnızca kendi ritmimle yaşıyorum.

Biliyorum ki bütün acılara rağmen
bu yorgun ruh bir gün yeniden ışığa kavuşacak.
ama kendi ışığıyla:
kimseye ait olmadan,
kimseye borçlu kalmadan.

Büyük Evin Yalnız Cenazesi

 Her şey fazla fazla ev de 
Kalabalık toplanmış
Bu zamana kadar gelmeyen evlatlar
Biri doktor, biri avukat, biri iş adamı
Gelmişler sonunda baba evine
Babalarının cenazesine
Boş bir uğultu sonu görülmeyen salonda
Diller de hayat şartları yoğun tempo 
Ve bunun gibi daha niceler
Baba artık toprak altında
Demek ki varlığı gitti konusu da bitti


     t. g. A

Kendine Yolculuk

Zamanla öğrendim;

Bazen en derin sessizlik,

Bir kalbin en gürültülü çığlığıdır.

Kelimeler yorgun,

Cümleler bitkin,

Ama içimde dinmeyen bir fırtına var hâlâ.


Alır da giderim başımı,

Kendime dönerim.

İnzivanın sessizliğinde

Belki yeni bir ben saklıdır,

Belki başka bir bahar…

Francis Lai – Un Homme et Une Femme        

Sandalye Aynı, Oturan Başka