Yeniden Doğar mı?

Kırılmış dallarımız,
Kurumuş köklerimizin sessiz çığlığı.
Bir zaman yeşerttiğimiz bahar,
Şimdi rüzgârla savrulan yapraklar.
Ne ellerimizde çare kaldı,
Ne de gözlerimizde bir umut.
Yaralarımızdan sızan hüzün,
Her adımda yeniden kanatıyor bizi.
Ben sana tutunamadım,
Sen bana sarılamadın.
İki yalnız ruh,
Aynı yangının külleri içinde.
Bir daha yeşerir mi bu toprak,
Kırık bir kalpten bahar doğar mı?
Gözlerimde sakladığım yaş,
Senin kelimelerinde yankı bulur mu?
Yorgun kalplerimizle yeniden,
Bir köprü kurabilir miyiz uçurumlara?
Belki de yol başka yere çıkacak,
Ama bil ki her darbemizden bir iz kalacak.
Hadi son bir kez,
Son bir umut ekelim bu toprağa.
Ya filizlenir bir mucizeyle,
Ya da bu defa tamamen koparız

İçimdeki Sessizlik

 Yazın ortasında kışın içinde

Dondurucu bir rüzgar gibi

Uzaklaşmak istiyor,

Bensiz bir yerde,

Adımlarını benden uzaklaştırmak…


Bense, ateşin üstünde üşürken

Elleri olmadan ısınamıyorum,

Bir adım ileri gidemiyorum,

Zihnimde sıkışan göğsüm,

Nefesim, kararmış bir tünel gibi.


Ve her şey,

Bir kopuşun sessiz yankısı gibi

Yavaşça siliniyor,

Birbirimize dokunamadıkça

Zaman, yavaşça eriyor,

Bir uzaklaşma, bir yavaşça kayboluş,

Beni içimde kaybolan bir boşlukla bırakıyor.

Geceye direniş

Seni seviyorum,

Öyle seviyorum ki geceye direniyorum.

Uyku beni esir almak istiyor,

ama direniyorum.

Her bir suskunluğunda,

gözlerin gözlerime değdiğinde,

kelimelerin sustuğunda seni seviyorum.


Yağmurun sesine kulak veriyorum,

bana seni getiriyor sanki.

Her damlasında bir harfin yankısı,

her ıslaklığında bir hatıranın izi.

Seni yaralarımı aç diye değil,

ama bana sen lazımsın diye seviyorum.


Bir kadın gibi,

suskunluğuna isyan eden bir kadın gibi seviyorum.

O sessizlik ki beni de susturur,

ama şiirler yaratır.

Hangi satırına dokunsam,

hangi harfinde duraksasam,

bir yangın olur kelimelerim.


Seni, geceye ve yağmura direnerek seviyorum.

Beni esir almak isteyen uykuya inat,

gözlerimi kapatmayarak seviyorum.

Sana rağmen,

senin her suskunluğunda,

bir şiir gibi seviyorum.

Kimim Ben?

Bazen bir rüzgar gibi eserim,
sana dokunmadan geçerim,
bazen yağmur olurum,
usulca süzülürüm gözlerinden.
İçimde bir bahçe var,
bir yanda tomurcuklanan umutlar,
bir yanda dökülmüş yapraklar.
Her ikisini de taşıyorum,
sessizce, fark ettirmeden.
Sesim yükseldiğinde bile,
kalbim hep alçak bir yerden seslenir sana.
Bilir misin, kırmamaktan yorulur bazen insan,
ama yine de sever, hep sever.
Ben, duygularımla örülü bir dünya,
bazen bulut, bazen mavi bir gökyüzü.
Senin gözlerinde yankılanır her halim,
ve her seferinde yeniden öğrenirim

sevmek, bazen sessiz kalmaktır.

Tamamlanmamış Gece


Saat gecenin bilmem kaçı,
Ben hala içimdeki titreyen kalbi,
Sızlayan bedeni yatıştırmaya çalışıyorum.
Uykuya dur diyorum,
Eksik bir şeyler var,
Geceye devam edemiyorum.
Tamamlanmadan uyuyamıyorum,
Sen olmadan arzu olamıyorum.

YANKI

Çılgınca sesine özlemle kulak veriyorum,
Bir kelime, bir fısıltı düşsün diye geceme.
Ama sen, sessizliğinle yıldızlara karışmışsın,
Ben ise yüreğimde yankılanan hasreti susturuyorum.
Seni özlerken bir telaş düşüyor içime,
Kalbim heyecanın ılık bir rüzgarıyla çarpıyor.
Yine de sen, suskunluğunla uzaklardan bakıyorsun,
Ve ben beklemenin zarif acısında kayboluyorum.

Kesişen Rüyalar

Kesişen yollar var,
Ama bir türlü birleşemeyen.
Görünmeyen sınırlar çizilir aramıza,
Her adımda biraz daha derinleşen.

Gece, her şeyden bağımsız bir sahne kuruyor.
Bir rüyanın içinde gözlerini hissediyorum,
Sanki hiç söylenmemiş sözler,
Dudaklarının kenarından süzülüyor.

Uykumun en sessiz anında,
Bir meltem gibi dokunuyor varlığın,
Huzur ve eksiklik bir arada,
Hiç bitmeyen bir bilmecenin içinde.

Belki de bazı yollar sadece düşlerde kesişir,
Bazı buluşmalar kelimelere hapsolur.
Ve biz, hep o eşikte kalırız;
Ne bir adım ötesi, ne bir adım gerisi…

Sandalye Aynı, Oturan Başka