3 yıl öncesindeymiş blogculuk. Görüyorum ki herkes elini eteğini çekmiş bu camiadan. Ne büyük bir kayıp. Oysa ben büyük bir hevesle başladım. Hala da devam etmekte, sanırım bu teknolojinin getirdiği kötü alışkanlık. Fırsat mı bulunamıyor yoksa başka bir sebep mi içimi rahatlatmak adına bu cevabı almak istiyorum. Blog öyle her yere benzemezdi. Yazılar da sıradan değildi.Biz blog sakinleri oldukça asildik. Büyük bir kayba uğramışız birer birer dökülmüşüz de haberimiz yokmuş.
Önüm, arkam, sağım, solum… sobeyim, Saklandım kendimden, bir ben bile göremeyeyim. Çıkmaz bir sokakta çaresizim, Adımlarım suskun, yüreğim derin sessizim. Yürüdüğüm yolda iz yok, yön yok, Bir hayal uğruna geçmişimle yan yana çok. Zaman susar, kelimeler donuk, Her sokak lambası, bir anıyı yakıp söndürür soluk soluk. Sobelenmiş bir çocuk gibi yüreğim, Kaçarken yakalanmış, ama hâlâ diriyim. Ve belki de en çok kendime yeniyim, Önüm, arkam… her yanım ben — sobeyim. (Saklambaçla Gelen Nisan: Baharın Çocukluğa Açılan Kapısı)
Normaldir. Twitter gibi mecralar daha sonuç odaklı ve pratik. Blogger kullanmak teknik olarak çok kolay değil.
YanıtlaSilevet kolay değil çünkü fazla emek harcanıyor. öyle her kafana estiğinde yazamıyorsun her kelimeyi kullanamıyorsun saygı çerçevesinde oluyor. Bu artık unutulmaya yüz tutmuş bir şey.
YanıtlaSil