Sesimi kaybetmedim aslında,
kimse çalmadı.
Sadece
duyulmadığı yerlerde
bekleye bekleye
yorgun düştü.
Çığlıklarım vardı,
yüksek değil,
içten.
Duvarlara çarpıp
geri dönen cinsten.
Anlatacak gücüm vardı,
ama dinleyecek yer
kalmamıştı.
Birileri
vurdumduymazlığı
normal saydı,
ben de
inceliği suç sandım.
Beni ben yapan şeyler
yavaş yavaş
önemsizleşti.
Sesimin tonu değil,
varlığı sorgulandı.
Dostluk sandığım yerde
ölçüldüm,
tartıldım,
sessizliğe itildim.
Oysa ben
kendimi duyurmak için
bağırmadım hiç.
Ben
anlaşılmayı bekledim.
Şimdi
sesim içimde yankılanıyor.
Çare olmaya çalışmıyor,
sadece
orada duruyor.
Belki de
en büyük iyileşme
şudur:
Sesini geri almak.
Kimse duymasa bile
kendine duyurmak.
Bu Su Hiç Durmaz · Bülent Ortaçgil

Yorumlar
Yorum Gönder
Her Günün Değerini Bil, diyorsak, o güne bir yorum bırakmak da fena fikir değil.
Yazıyla ilgili düşüncelerini duymak beni mutlu eder. :)