Saat gecenin bilmem kaçı,Ben hala içimdeki titreyen kalbi,Sızlayan bedeni yatıştırmaya çalışıyorum.Uykuya dur diyorum,Eksik bir şeyler var,Geceye devam edemiyorum.Tamamlanmadan uyuyamıyorum,Sen olmadan arzu olamıyorum.
Çünkü zamana asla sahip olamayacaksın. Ve o, her defasında biraz daha hızlı geçecek.
Tamamlanmamış Gece
YANKI
Kesişen Rüyalar
Ama bir türlü birleşemeyen.
Görünmeyen sınırlar çizilir aramıza,
Her adımda biraz daha derinleşen.
Gece, her şeyden bağımsız bir sahne kuruyor.
Bir rüyanın içinde gözlerini hissediyorum,
Sanki hiç söylenmemiş sözler,
Dudaklarının kenarından süzülüyor.
Uykumun en sessiz anında,
Bir meltem gibi dokunuyor varlığın,
Huzur ve eksiklik bir arada,
Hiç bitmeyen bir bilmecenin içinde.
Belki de bazı yollar sadece düşlerde kesişir,
Bazı buluşmalar kelimelere hapsolur.
Ve biz, hep o eşikte kalırız;
Yolun Sonu
Başlangıçta, dışarıdan kaya gibi görünüyordum,
Ama içimde fırtınalar kopuyordu.
Gözlerimdeki yaşlar, kirpiğimin ucunda birikiyor,
Yorgunluk her adımda daha da artıyordu.
Nefesimi tutarak ilerlediğim yolda,
Uğruna verdiğim tüm mücadeleler,
Sonunda değmediğini fark ettiğimde,
Yere düşerek, düşe kalka ilerlerken,
Bir umut ışığı hala önümdeydi,
Bir vaat, bir ışık…
Ama her şey tükenmişti,
Yolun sonuna varmadan,
Tüm savaşlarımın boş olduğunu fark ettim
Ve pes ettim.
Bana yaşattıkları ihanet,
Ağır geldi.
Beyhude Ömür
Her bir lahza, yeni bir yük ile ezer beni,
Sükût edip işime dalmak isterim, amma bırakmazlar.
Kendi hırslarının kurbanı olan kimseler,
Mazluma gücü yettikçe yüklenir, zulüm ederler.
Beceriksizliklerini başkalarına isnad ile,
Vicdanlarının aynasını karartırlar.
Koca bir günü harcadım beyhude,
Neş’e ile yapacağım hayâllerimi bir kenara attım.
Geldiğim gibi uzandım yatağa,
Fakat uyku, bir nazlı peri gibi benden kaçtı.
Fikr-i perişanım susmaz,
Gözlerimden akan yaşlar bir türlü durmaz.
Şimdi bir nefese muhtacım, bir ân-ı râhat,
Bir sükûn ki gönlüme ilâç gibi dokuna…
Zihnimdeki fırtınalar diner mi, bilmem,
Lâkin bir ân dahi olsa, kendimden kaçsam…
Anları Donduruyorum, Zaman Geriye Aksın
Anılar, her biri dağıldı, yerle bir oldu.
Düzeltmek, tamir etmek bir yana,
Ele bile gelmiyor.
İlmik ilmik işlediğim onca çaba,
Kime, niye, niçin bunca şans?
Bunca adım, boşa çaba.
Her biri artık sadece anıdan ibaret.
Arkaya dönüp bakıyorum,
Çocuksu bir gülümseme,
Elde kalan hatıralarla yetinme...
Gözlerimde bir ışık,
Ufuk çizgisini hizalamış,
Derin düşüncelerle anları hatırlıyorum.
İçim acıya acıya zamana karşı geliyorum,
İleriye gitmiyoruz.
Mutluluğun geride kaldığı o günlere,
Gülen masum gözlerin anılarına,
Anıları, anları donduruyorum,
Kalbim daha fazla acımasın diye.
Hep böyle kalması dileğiyle,
Her şeyin iyilikle, sevgiyle, arzuyla hatırlanması dileğiyle…
Geceden Sabaha
Arka fonda hoş bir melodi.
Tüm gece kulağımda, Milla's Drea
Geceye klavyemin sesleri karışıyor.
Nedenli nedensiz kelimeler,
Alıp başını coşkuya kaptırıyor.
Savruk satırlara ulaşıyor.
Derin iç çekişler,
Kalbin ritmi değişiyor sanki parmaklarımda...
Gün doğumuna hazırlanıyorum.
Güne layık olmanın huzuruna erişiyorum.

